Bu Blogda Ara
20 Eylül 2011 Salı
3 aylık mı olduk ne?
Ve uzun aradan sonra oğlum benle 3. Ayını devirmisken geldim buraya. MaşAllah oğluma..öksürük nöbetleri eşliğinde Ahmet uyumusken yazıyorum şimdi. Kokusunu sevdiğim oğlum onu uyandirmamak için öksürüklerimle oturma odasında yatıyorum ben:( o da bu ara biraz fazla huzursuz sanırım büyüme ataklarından birinde..oğlumun adı Ahmet oldu.dünyada yasamış en değerli, en güzel insanın adını layık gördük ona.inşallah o da layık olur bu ada.ailelerde hiç Ahmet yoktu kimsenin adı değil oğlumun adı kendine özgü kendine has bir cocuk oldu şimdiden. İnsallah huzurlu,mutlu,topluma faydalı,hayırlı bir insan olur..iyi ki geldin bu eve uykusuzlukların bile öyle kıymetli ki artık..Allahıma binlerce şükür olsun...
2 Haziran 2011 Perşembe
guitar hero, son gün ve i'm leaving...

dün sevgili işyeri arkadaşlarım ben gitmeden bir guitar hero yapamadık diye beni yemekten sonra guitar hero ya götürdüler..amanın elime bass ı tutuşturdular, doğuruyorum sandım:) sonra solistliğe terfi ettim, sevdiğim ve bildiğim parçalar aman ne eğlenceliymiş öyle:) bir daha gitmek istiyorum ama doğurmama 3 hafta kaldı sanırım uzunca bir süre zor olacak gitmek neyse velhasılı kelam güzeldi..
bugün ise toplanmaya devam, bir yandan da son ziyaretleri gerçekleştireceğim..bugün hiç bitmesin gibi geliyor, dinlenmeyi de çok özledim ama pazartesi buraya gelmeyecek olmam gene de içimde yer etti..
inşallah oğlumla beraber evin tadını çıkarırız..
değişik şeyler ve yazma isteği..
doğuma beklenen tarihe göre 25 gün kalmışken işyerinde son 2. günüme başladım bile! yavaş yavaş toplanırken hüzünleniyorum bir yandan da..anlıyorum ki ben gerçekten alışmış olduğum şeylerden çok zor vazgeçiyorum..bu hamilelik sürecine bile alıştım, bitecek diye korkuyorum..sanırım sevdim ben bu hali..kendimi hiç bu kadar değerli hissettiğim zamanlar olmamıştı..evet çok da yorucu oldu bazı zamanlar ama sevdim işte ve alıştım..oğlumun tepinmelerine, gerinmelerine, ayaklarını, ellerini hissetmeye alıştım..onu gittiğim her yere götürmeye alıştım, benle beraber yemesine, içmesine, gezmesine, eğlenmesine, benle beraber kahkaha atmasına..canım oğlum benim..elbette sağlıklı doğmasını dört gözle bekliyorum..adsız oğlum benim:) hala bir adı yok oğluşumun ama olacak inşallah..kısmetinde hayırlı bir ad vardır inşallah..
neyse konumuza dönersek, yani şu toplanma hadiselerine dedim ya hamilelikte kendimi daha iyi tanıdım hep..kötü özelliklerimi gördüm korktum kendi adıma..nasıl daha iyi bir kul olurumun yollarını aradım buldum mu bilmiyorum..bulsam da yaptım mı..hatta geçenlerde burçların olumsuz yönlerini okurken kendime bir daha kızdım..diyor ki boğada, sevdiği ve sevmediği insanlar vardır. sevdiklerine sıkı sıkı sarılır -hatta fazla sıkıca- sevmediklerine de hiç şans tanımazmış:( üf ne kötü aynı ben!
şimdi toplanıyorum bu sevdiğim ve sevmediğim insanların arasından, 2 buçuk senenin ardından birsürü dost edinmişken, birsürü sevinmişken ve üzülmüşken anılarımın arasından yavaşça vedalaşıyorum burayla, çünkü muhtemelen döndüğümde bu binada olmayacağız..şimdi burada arkadaşlarımı, anılarımı ve kocamı bırakıp gidiyorum..aşık olduğum yer burası, ne kadar üzücü zamanlar yaşamışsam da özleyeceğim burayı..hayalimde şimdi minnak oğlumu slingime koyup buraya gelmek..inşallah yapabilirim...
26 Nisan 2011 Salı
i luv..
sevgi ya da aşktan bahsetmeyeceğim..
şu an bulunduğum yeri aslında sevdiğimden bahsediyorum..hala işteyim saat 19.11, oğlumla beraber babamızın toplantıdan çıkmasını bekliyoruz..ben bir yandan ingilizce bir şeyler çalışırken bir yandan kafamdaki tilkilerin kuyruklarını gözlüyorum..hamile olduğumu öğrendiğimden bu yana müthiş bir heyecan ve de korku var içimde aslında..kendime kızıyordum bir yandan, daha yapılacak bir sürü iş vardı bir bebek engel mi demekti bunlar için..hep etrafımdan söylenen şeylerdi aslında bunlar, oğluma haksızlık etmek istemem, o benim en kıymetlim!!
ama kariyerime dair başarmayı çok istediğim bir hayalim vardı ki hamile ya da çocuklu halimle başaramayacağımı düşünüp kendime eziyet ettim aylarca..şu anki konumumuz hiç de fena sayılmaz çok şükür! ama babamız ve biz daha iyi yerlerde olmak istediğimizden midir nedir bir türlü tatmin olamadık burada..işte bu yazı tam da bununla ilgili!
burayı aslında sevdiğimle ilgili!
buradan bir gün ayrılırsam burayı özleyeceğime eminim hatta..
ben kariyerime dair bir şeyler başarmanın tadını ilk burada tattım mesela..
burada güzel dostluklarım oldu..
güzel ülkeler gördüm, ülkemin kıymetini anladım..
hayatım değişti resmen burada
hiç aşık olacağımı düşünmediğim umutsuz bir anda biriyle karşılaştım burada ve çok sevdim onu..
ondan mailler bekledim bu bilgisayarda, gelince sevindim
yüzüm o kadar çok güldü ki bu odada, ağladıklarımı unuttum..
bu odada gördüm onun çekingen yüzünü
ve ona itiraf ettim hislerimi bu odada,
o zamanlar gizledik herkesten
ne heyecanlı günlerdi..
ve çok geçmeden nişanlım oldu o insan, sonra da kocam..
biz evliliğe alışmaya çalışırken bir bebek hayal ettik sonra..
hamile olduğumu da burada öğrendim
kulaklarım sağır olmuştu sanki çift çizgiyi görünce
çok sürmedi çok şükür hayalimizin gerçeği bulması..
şimdi buraya öyle alıştım ki aslında
karşı odadan bana gülümseyen birinin varlığına
başka bir yere gitsem naparım bilmiyorum
kısacası seviyorum ben burayı...:)
şu an bulunduğum yeri aslında sevdiğimden bahsediyorum..hala işteyim saat 19.11, oğlumla beraber babamızın toplantıdan çıkmasını bekliyoruz..ben bir yandan ingilizce bir şeyler çalışırken bir yandan kafamdaki tilkilerin kuyruklarını gözlüyorum..hamile olduğumu öğrendiğimden bu yana müthiş bir heyecan ve de korku var içimde aslında..kendime kızıyordum bir yandan, daha yapılacak bir sürü iş vardı bir bebek engel mi demekti bunlar için..hep etrafımdan söylenen şeylerdi aslında bunlar, oğluma haksızlık etmek istemem, o benim en kıymetlim!!
ama kariyerime dair başarmayı çok istediğim bir hayalim vardı ki hamile ya da çocuklu halimle başaramayacağımı düşünüp kendime eziyet ettim aylarca..şu anki konumumuz hiç de fena sayılmaz çok şükür! ama babamız ve biz daha iyi yerlerde olmak istediğimizden midir nedir bir türlü tatmin olamadık burada..işte bu yazı tam da bununla ilgili!
burayı aslında sevdiğimle ilgili!
buradan bir gün ayrılırsam burayı özleyeceğime eminim hatta..
ben kariyerime dair bir şeyler başarmanın tadını ilk burada tattım mesela..
burada güzel dostluklarım oldu..
güzel ülkeler gördüm, ülkemin kıymetini anladım..
hayatım değişti resmen burada
hiç aşık olacağımı düşünmediğim umutsuz bir anda biriyle karşılaştım burada ve çok sevdim onu..
ondan mailler bekledim bu bilgisayarda, gelince sevindim
yüzüm o kadar çok güldü ki bu odada, ağladıklarımı unuttum..
bu odada gördüm onun çekingen yüzünü
ve ona itiraf ettim hislerimi bu odada,
o zamanlar gizledik herkesten
ne heyecanlı günlerdi..
ve çok geçmeden nişanlım oldu o insan, sonra da kocam..
biz evliliğe alışmaya çalışırken bir bebek hayal ettik sonra..
hamile olduğumu da burada öğrendim
kulaklarım sağır olmuştu sanki çift çizgiyi görünce
çok sürmedi çok şükür hayalimizin gerçeği bulması..
şimdi buraya öyle alıştım ki aslında
karşı odadan bana gülümseyen birinin varlığına
başka bir yere gitsem naparım bilmiyorum
kısacası seviyorum ben burayı...:)
ben ve oğlum..

blogger yasaklamalarının son bulduğunu farkettiğim gün yazmayı özlediğimi farkettim..son yazımda 15 haftalıkmışım, şimdi 31 haftayı devirdik oğlumla..oğlum olacağını o zaman biliyor muydum acaba 30 aralık 2010'da öğrenmiştik babayla beraber, bir perşembe gününde, ankarada yağmur yağarken..canım oğlum benim..her şeyi hazır neredeyse beşiğini kurduk yerleştirdik sabırsız bir şekilde bekliyoruz gelmesini..müthiş bir heyecan ve merak var içimde, inşallah her şey güzel olur..bazen çok sinirli oluyorum, bazen kendimi o kadar yalnız hissediyorum ki oğlumun varlığını unutup, bazen kocamın da canını yakıyorum hatta oğlumu da üzüyorum bu yüzden ama çabuk geçiyor çok şükür..babamız bana güzel bir slr makine aldı bu arada sık sık fotoğraf çekiyorum ama en güzel fotoğrafımı çekmek için haziranı bekliyorum :)
3 Ocak 2011 Pazartesi
after long time, with new year!!

en son yazdığımdaki heyecan gitgide sardı benliğimi, 15 haftalık hamileyim..nasıl bir 2010 de böyle..evlendim, mutlu oldum bazen ağladım, çok güldüm, çok mutlu oldum, birsürü yeni ülke gördüm, kocamı özledim, annemi özledim, aciz hissettim, güçlü hissettim..ama hiçbir duygu içimde yaşayan bebeğimin yaşattığı heyecan gibi olmadı. onun bana verdiği güç, aynı zamanda acizlik duygusu bambaşka..onu nasıl yetiştireceğim, nasıl bir insan olacak aklımda çılgınca dönüp dolaşıyor..Allah yardımcımız olsun hem kocacımın, hem benim..
20 Ekim 2010 Çarşamba
acaba?
içim içime sığmıyor..kuş gibiyim..saçma sapan işler yapıyorum ama sanki ruhum başka yerde..inanılmaz bir şey bu yaşadığım, bu acaba?
hayırlısı her şeyin
hayırlısı her şeyin
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
